76 kişi kendisini tutuyor, 19 arkadaşı var.
BÖYLE ŞEYLERLE GELMEYİN BANA
Üç ay dediğin ne ki, iki buçuk ayda geçer
Ey Deniz, Chokon seni oradan da sever
Dönünce ingilizcesi seninkine bin çeker
Böyle şeylerlerle gelmeyin bana
London yolu beton olur taş olur,
Havası yaş olsa da, odalar ıscak olur
Pütükare botları Choko'yu nemden korur
Böyle şeylerle gelmeyin bana
Ankara illerinde Chokosuz kalalı çok oldu
Tam bir yıl altı ay göz açıp kapayasıya doldu
Onca yalnız kaldın da bir üç ay mı dert oldu
Böyle şeylerle gelmeyin bana.
Deniz kız işte böyle, çelişkiden çelişkiye koşar
Şiirine cevap gördü mü bir nebze daha coşar
Ne yapsın o da, deliler arasında yaşar
Böyle şeylerle gelmeyin bana
Derdini Anlatacak Kadar İngilizce
İngiltere havası nemli, yağmurlu olur
Şemsiyesiz bir Choko, himen hasta olur
Gitme Chokom, buralarda güneş boldur
Derdini anlatacak kadar İngilizce biliyorsun zaten
Kim demiş dil en iyi orada öğrenilir diye
Ekmek, bira isterken su gibi akar diye
Gitmezsen her gün İngilizce konuşurum senle
Derdini anlatacak kadar İngilizce biliyorsun zaten
:)
Çok güldüm ben şiirine
Dedim buna hemen yanıt getire
Derdimi anlatırım ingilizce
Lakin yanlış anlarım hasta gelince
ingilizce yazılmış çoğu makale
3 ayda iyi öğrenirim ingilterede
Rahat ederim dönünce
Giderken alırım bir adet şemsiye
Sen Chokonu merak etme
:)
tıpyahuu nezaman planlı programlı iş yaptık da zaman soruyorsun bana yahuu!bir gece ansızın gidebiliriz
Ben demin buraya not yazmıştım. Arkamı döner dönmez yemiş şerefsizler :)
Geliyorum ben oraya ha! Kaçabileceğini sanmıştın di mi? Cumartesi sabahı salonda öpüyorum seni
Vallayi, Ankara'da en azından benden boşalacak bir kişilik kontenjan boşluğu oluşacak kibin, zira Çokoprensesimi bırakamayacağım gibi duruyorum kendime. Baktın Ankara'ya gitmek daha mantıklı gelmeye başladı, hemen o boşluğu ayarlarız sana Baskabisi, üst makamlarda tanıdıklarım var.
:)
hehe baskabisi biz baya kalabalık geliyoruz valla görünüşe bakılırsa :)
kedicim büdücüm sen de büyük konuşma 1 yıllık kalkınma planımda seni de izmire aldırmak var valla D:
ben tuttum kediyi, bi yere salmıyom, sen gel ama artık, çok fazla dayanamıcam gibi duruyo, kaçar bu yakında :D
yeri gelir huzurdur yeri gelir moraldir. bi vardır bi yoktur ama hep oradadır. iyiki vardır.
gri fotoların sayısı arttıkça bizim "gri fotoğraf" lafımızın anlaşılırlık oranının düşmesinden mütevellit, fazladan bir takım nitelikler söyleme gereği belirmiş.. evet, yeni eklenen ve sağ altında "28.03 18:34" açıklaması bulunan fotoda da kızımız gayet güzel çıkmış ama yanaklarının sıkılması gerekliliğinden bahsettiğim foto; saçlarının ordan oraya koşturan yaramaz çocuklar gibi önüne düştüğü, gözlerinin 30-40 derece yukarıya doğru cin gibi baktığı ve kafasının içinde 440 tilkinin birbirlerine hiç dokunmadan dolaştığı imajı veren şeytan tüylü fotodur. bu tanımdan sonra heralde bi 100 gri foto daha koysa da gerekli foto anlaşılacaktır.
ayrıca, şimdi yazarken düşündüm de "gri foto" ne lan?!.. doğrusu tabii ki siyah beyaz.. hay bin kunduz!!!
bu tanımınla nekadar mükemmel yetiştirildiğini birkez daha gözler önüne serdin ortağım:) artık 'gri foto'ya son!!çekinmiyorum,çekineni de ayıplıyorum..
sayın denizingokyuzu,tomboy,'erkek fatma' anlamına gelmektedir..ama engin ingilizce bilgimi kullanma amacınızın charlienin çantasında neler olduğuna dair merakınız olduğunu biliorum,,maalesef bu açıklayamayacağım gizli bir bilgi..ama şukadarını söyleyebilirim ki,charlie dediğimiz şahsiyetin çantasının içeriği ile kendisinin almayı istediği intikamın hiçbir alakası yok :D
Şşt çoko, yapayım mı ben burada bir açıklama, he? :)
Biricik bestemiz Charlie's Revenge'in (Charlie'nin İntikamı) en vurucu yerindeki söz 'Cahrlie's Back' (Charlie Döndü) şeklindeydi. O zamanlar İngilizce düzeyi 'masa, sandalye, çanta' gibi nesneleri bilmekten ibaret olan Bernanımın, şarkıyı Charlie's Bag (Charlie'nin Çantası) olarak anlaması sonucu ortaya böylesine komik bir durum çıkmış oldu.
Şöyle ki, Charlie's Revenge güya korkunç bir şarkı olmuştu.. Müziği biraz korku filmlerine benzetince, vokalimiz de ona uygun içerikli bir sözler yazdı. Stüdyoda şarkıyı korkunç korkunç söylüyor, gülüşüyorduk. Meğersem Berna, 'bunun neresi komik ki acaba, bir çanta ne kadar korkunç olabilir ki' diyerek yalandan gülermiş bizimle. :)
Çarli'nin çantası kovalasın seni e mi çokocum! :)
O siyah beyaz foto.yu ben de çok beğeniyorum. Bernanaım'ın yaramaz halleri.:) Bu Tomboy meselesi de nedir Bernanım, hele bir anlat bakayım sen, ehe.
abisinden söz açılmışken; gri fotoğraftaki yanakları sıkılası şahsın (hayır kuş olan fotoğraf değil) abisi mi kendisi mi olduğunu anlayamamıştım ilkin. bazı pozlarını pek benzetiyorum birbirlerine. bu prenseste biraz da tomboyluk var ya ondan olabilir.
bu arada bahsettiğim fotoğraf da gördüğüm en güzel avatardır, ahanda bu kadar iddialıyım..
O kırmızı fotoğraftaki kötü çıkan şahıs ben değilim, yalan. Sadece bunu belirtmek istediydim. Ha bir de, bu insan-ötesi enerji sahibi esmer ateş parçası benim dostum olur.(Birimizden biri erkek olsaydı kesin sevgili olurduk, o ayrı.) Abisiyle bir araya geldiğinde Ceza-Ayben kardeşleri görür gibi oluyorum son zamanlarda, benziyorlar sanki.
trene normal insanlar gibi binmek istemeyip rayların üzerinden atlayarak son anda yetişmek isterseniz,ertesi gün sınavınız varsa bile sabaha kadar içip normalden daha yüksek bi not almak isterseniz,sinemaya her gitme girişiminizin olay olmasına ve başınıza gelen tüm aksiliklere rağmen yinede pes etmeyen bir arkadaş ararsanız doğru yerdesiniz.
dünyalar güzeli diş hekimidir kendisi 32 disimi sökse gık demem kendisine